uzun nickli yazarlarin kalitesiz olmasi

<bkz: ama bu haksızlık öyle değil mi>
<bkz: kalimero kalispera>

kaypak

sizi yüzünüze karşı eleştirmeyip arkanızdan atıp tutan kişidir. hayır haklı da olabilirsin, haksız da, kimse kusursuz değil, ben de değilim, yalnız bana da söylesen kusurlarımı, ben de bilsem, dost acı söyler derler, dost değilsen etrafımda ne dolanıp durursun?

sacmalama sanati

dünyanın en eğlenceli şeylerinden biridir, saçmalamak kendini bırakabilmektir. ancak tutup da marx'a saçmalıyor demek, kelimenin tam anlamıyla saçmalamaktır. marx bir bilim adamının gözüyle içinde yaşadığı toplumu görmeye ve anlatmaya çalıştı, ayrıca bugün, marx kapitalizmin en büyük öğretmenlerinden biridir, kapitalistler onu okuyor ve ondan faydalanıyor.

bunun haricinde, saçmalamak en çok şairlere, delilere ve hamlet'e yakışıyor. yaşasın saçmalayabilmek..!

ahlak ile ticaret arasindaki mucadele

evrensel bir mücadeledir, ancak zaman zaman ahlakla ticaretin yanyana geldiği, tek bir ideolojinin parçası oldukları görülmektedir. örneğin rönesans tarihini incelediğinizde, bu yeniden doğuşun ticaretle beraber geliştiğini görürsünüz. ortaçağ avrupası, ticaretin olmadığı bir yerdi, durgun bir sosyal yaşam hüküm sürüyordu ve bu hayatın temelinde klise (ahlak) duruyordu. güney italya'da yavaş yavaş ticari hayat başladı ve hızla gelişti, bu sayede italya kültürel konularda avrupa'nın diğer bölgelerine üstün duruma geçti ve rönesans italya'da kendini göstermiş oldu. hızla ticaret avrupa'nın diğer bölgelerine de yayıldı ve rönesans adı verilen ruh tüm avrupayı sardı.
yani hristiyanlık daha doğrusu hristiyan klisesi daima ticaretle mücadele etti ve bugüne bakacak olursak, ticaretin galip geldiğini ve klisenin ticarete boyun eğdiğini görürüz. elbette bu, kanlı çatışmaları beraberinde getirdi. islam dinine baktığımızda ise, ticaretin olumlandığını görürüz, fakat islam bütünüyle bir ticaret dini değildir. islam şunu der, ticaret yap, ama bunu ahlaklı bir şekilde yap. yani islam, teorik anlamda, ticaretle ahlakın uzlaşmasıdır.
yahudiğin ise bütünüyle bir ticaret dini olduğunu görüyoruz, yahudiler müslümanlar gibi bir öte-dünya inancına sahip değildirler ve ticaretin verdiği gücü kullanarak yeryüzünde kendi hakimiyetlerini kurma çabasındadırlar.
sosyalist ideolojiye baktığımızda ise, ahlakın ticarete tercih edildiğini, ya da ticaretin üzerinde büyük bir denetimin varlığını görüyoruz. amerika'yla sosyalist ülkeler arasındaki çatışma da buradan kaynaklanıyor, sosyalizm 'kapansın el kapıları' derken, kapitalizm bütün sınırlar açılmalı ve ben dünyanın dört bir yanına kendi mallarımı satmalıyım, diyor.
ticaret-ahlak çatışması, bugün türkiye'deki temel toplumsal çatışmaların bile kaynağıdır, türk siyasi hayatına baktığımızda iki saf görüyoruz, bir tarafta müslüman tüccarlar, diğer yanda da cumhuriyetçiler. cumhuriyetçiler devleti koruma görevini üstlenirken, tüccarlar mümkün olduğunca ticaretin yollarının açılması için çabalıyorlar.
bu noktada, ahlakın statükocu olduğunu, ticaretin ise toplumsal hareketliliği sağladığını görüyoruz. ticaretin dini, ideolojisi olmaz, müslüman semayeyle yahudi sermayesi arasında bir fark yoktur, hatta yeryüzünde ticaretin kendi arasında varolan bir dayanışmadan bile söz edebiliriz.
ticaretin en olumlu özelliği ise toplumlar arası iletişimi ve kültürel paylaşımı sağlaması. baharat ve ipek yolları olmasaydı doğuyla batı birbirlerinin kültürlerini nasıl öğreneceklerdi?

polisin eve kamera yerlestirip vatandasi izlemesi

internette okuduğum bir haber, içeriği şöyle:

"güney asya'da küçük bir ülke olan sundsur'da ilginç bir olay yaşandı. polisin bazı insanların evine kamera yerleştirerek mevzubahis evleri bbg evi gibi izlediği ortaya çıktı. büyük bir zevkle insanların özel hayatlarını izleyen polisin işlediği suçun, sundsur polisi için olağan bir şey olduğu ortaya çıktı."

milliyet internet haberleri

bu olay elbet türkiyede yaşanmaz, ancak gelişen teknolojinin bu suça imkan verdiği de bir gerçek. günümüzde lokantalarda, caddelerde bile kameralara rastlar olduk. öyle umalım ki benzer suçlar ülkemizde de işlenmesin. haber sitesinde yayınlanan yorumlar ise haberin kendisinden bile komik, bir kaç tanesini yazıyorum:

dost568- izleyecek tabi yarraam sana mı soracağıdı..
nutella_dream- çok eylenceli bişee valla ben olsaydım be de izlerdim::d
_gollum_-işte yapılması gereken budur arkadaş, polisin haklarını geliştirmek lazım, küçümsediğimiz sundsurda bile polis geniş haklara sahip, bir de kendimize gelişmiş ülke falan diyoruz..

lalaith

elf dilinde kahkaha anlamına gelmektedir.

kadin beyni ile erkek beyni arasindaki farklar

malum erkek zihni odaklanmaya dönük çalışır, tek bir noktaya yönelir ve o noktayla ilgilenir. kadın beyniyse daha homojendir, tek bir noktaya odaklanmaktan ziyade bin tane tilkiyle boğuşur.

örnek verecek olursak:
erkek- (yürümeliyim yürümeliyim hedefe varmalıyım) finaller ne zamandı busegül? bence iki sınav arasına daha fazla zaman koymalılar, insan hangisiyle ilgileneceğini şaşırıyor. bizim hoca diyo ki çalışmaya iki hafta falan önce başlasanız daha iyi olur. hayır bu sene sınıfta kalmamalıyım, uzatmak istemiyorum okulu..
kadın- (yeşil kazağımı mı giyseydim ki? ay bu da finallere taktı. şu karşıdan gelen herifi yerim be. saçlarım olmadı gibi. bunun aklı hala o şapşal karıda mı ki hala? döverim ben o karıyı. hiç param da kalmadı. üff ne biçim hayat bu. babamlar para gönderse bari, bi tatile çıkmak istiyo canım) ayyy biraz yavaş yürü bee!

lezbiyenlik normal karsilanirken erkek escinselliginin dislanmasi

ataerkil toplum, erkeğe gereğinden fazla sorumluluk verir. kadının çalışmadığı ya da çalıştırılmadığı toplumlarda tüm yük erkeğin üzerindedir ve erkekten, kendine verilen rolü oynaması istenir. bu rol oldukça ağırdır, erkek sakal-bıyık bırakmalı, 'karı' gibi gülmemeli, çocuk gibi davranmamalı, ağır, efendi ve sert olmalıdır. (örneğin 1950'li yılların konyası)
kadının üretime katıldığı toplumlarda ise, güç ve sorumluluk iki tarafa birden paylaştırılır. bir erkek zaman zaman çocukça davransa da, çok büyük sorun olmaz, ya da erkek kadının yaptığı işleri yapabilir. (2000'li yılların new york'u)
erkek eşcinselliğinin geleneksel toplumda olumsuzlanması ve modern toplumda olumlanması bundandır, mesele toplumsal işbölümünün nasıl paylaşıldığıyla ilgilidir.

mizah duygusu olmayan insan

mizah duygusu olmayan insan, aşağılama ile dalga geçme arasındaki farkı bilmeyen insandır aynı zamanda. onunla dalga geçtiğinizde, onu aşağıladığınızı sanırlar. aşağılama karşınızdakinin değerini düşürme amaçlıdır, bu bir iktidar meselesidir, bu çöplüğün horozu benim, demektir. dalga geçme ise eğlenceli bir iletişim aracıdır. burada amaç karşınızdakinin değerini düşürmek değil, onu da güldürebilmektir. böyleleri hiyerarşi tapınağında mümkün olduğunca yükseledursunlar, biz işimize bakalım. bol bol üretelim ve eğlenelim..

yazarlarin aslinda soylemek istedikleri

#807767

olm hem güzel hem akıllı hatun yakaladım, koşun!

senin amina korum orospu cocugu

senin amına korum: söz bir erkeğe ediliyor. dolayısıyla elemanın homoseksüel eğilimleri var. fakat amına korum dediğine göre, vajinaya dönük de bi ilgisi var.

tavsiye: önce bi erkekle, sonra da bir kadınla seviş.

orospu çocuğu: hıncımı alamıyorum annene küfrediyorum. ayrıca orospulardan nefret ediyorum.

tavsiye: akıllı ol. (hepimiz anneyiz)

tanimadigi insana ofke besleyen kisi

mutlu olmasını becerememiş, kendini gerçekten tanıma yoluna girmemiş insandır bu. size, bana, kısacası tanımadığı insana kızgındır. hakikatle değil imajlarla uğraşır. siz, eğer gerçekten nefret ediyorsa sizden, onun için en kötü şeysinizdir. eğer kafasındaki en kötü şey tikky olmaksa, siz tikisinizdir. eğer kırolardan (kürtçede adam demektir) nefret ediyorsa siz kırosunuzdur. yavrucum benden nefret ediyorsan hiç girme hayatıma, git şurda kumlarda oyna dersiniz, olmaz. hayalinde sizi yeniden yaratır, olmadığınız bir şeymiş gibi tasarlar ve bu imajı tüm dünyaya iletme derdindedir. hayatında bir kez güzel bir şey üretmek için çabalamamıştır. hayat insana öğretiyor yavaş yavaş, insan kendi dengiyle beraber olmalı. eğer saf olmak senin için en kötü şeyse, ben safım. eğer uyanıklardan nefret ediyorsan, ben uyanığım. kürtlerden nefret ediyorsan kürt, köylülerden nefret ediyorsan köylü, dandyden nefret ediyorsan dandy, şairlerden nefret ediyorsan şair, özgürlükten nefret ediyorsan da özgürüm. mümkünse benim ve benim gibi hayatta bir şeyler üretmek derdinde olanların hayatına girme.

bu 'nefret ettiği insanı kafasında yeniden yaratma' meselesi, biraz da oryantalizmin doğuya bakışıyla benzerdir. nasıl ki batı doğuyu kendi zihninde yeniden yaratma derdindeyse, bu tipte insanlar da sizi en nefret ettikleri, en olmadığınız şeye dönüştürme çabasındadırlar. yolumdan çekil yavrum, benim yazacak şiirlerim var..

laiklik

özgürlüğün yegane şartlarından biridir. ancak özgürlük, insanların bir bez parçası üzerine hararetli bir şekilde tartışmasına şaşırmakta, baş örtüsü kullandığı için üniversiteye giremeyen bir genç kızı da desteklemektedir. bu konuda, ahlak da özgürlüğü desteklemektedir.
geri kalmış ülkeler saçma sapan gündemlerle heyecandan heyecana koşuyor, bu saçmalıklara harcadığımız enerjiyi doğru kullanabilseydik aya bir üs kurup orada açacağımız meyhaneden dünyaya bakarak rakımızı yudumluyor olacaktık şimdi.

<bkz: hepimiz kıllanan adamız>

george bernard shaw

bir rivayete göre, yatağında ölümü bekleyen hasta bir adam olarak yatarken, yanına bir arkadaşı gelir, yatağın başucuna oturur. shaw'la bir müddet konuşurlar. nüktedanımız arkadaşına şöyle der: "nasıl, iyi bir oyun çıkardım mı?"

suclunun beraat ettigi yerde yargic hukum giyer

<bkz: suçsuzun cezalandırıldığı yerde herkes çok eğlenir>

kizina evrim ismini veren ebeveyn

60'ların, 70'lerin hızlı devrimcilerindendir.

gelincik

gelincik bir sürüngen türü değildir. küçük ve tüylü bir hayvandır. antik yunanlılar, kedi yerine gelincik beslerlerdi. nasıl günümüzde kediler sosyal yaşamın bir parçasıysalar, gelincikler de o zamanlar evlerde, sokaklarda insanlarla beraber yaşarlardı.

fasizm

faşizm 'bana benzemeyeni yok etmeliyim' düşüncesinin pratiğe dökülmüş halidir. ben bu sözlükte faşizm istemiyorum. faşist de istemiyorum. gitsinler kendi faşist sözlüklerini kursunlar. bir kaç tanesinin ismini yönetime bildirdim zaten.

-kaptan ironik bir meteor yaklaşıyor..
-metafor olmasın o?
-yok edelim kaptanım gezegenimize zarar vermesin..

lafmacun da bayan yazarlarin dislanmasi

bayan insan dışlanır abi. biraz eğlenceli olur insan.

napiyor lan bu insanlar

-napıyor lan bu insanlar?
-amirim bunlar entrylerini sonradan değiştiriyolar falan..
-vay...
*